Şişli'de Soğuk Bir Akşam: İçini Isıtan Çorbanın Peşinde

Aralık akşamıydı, Mecidiyeköy'den yukarı doğru yürürken rüzgâr insanın yüzünü kesiyordu, herkes yakasını kaldırmış hızlı adımlarla evine koşuyordu. Şişli kışın böyledir; binaların arasından geçen rüzgâr tünel etkisi yapar, üşürsün. İşte tam o anda içimden geçen tek şey vardı: eve varıp sıcacık bir çorbanın başına oturmak. Buralı olarak söyleyeyim, bu semtte kış akşamları çorbanın ayrı bir anlamı var. Sadece karın doyurmaz, üşümüş elleri ısıtan kâseyi avuçlarında tutmanın verdiği o huzuru da yaşatır.
Çorba dediğin basit görünür ama iyisini yapmak ustalık ister. Mercimeğin kıvamı tam olacak, ne su gibi ne de macun gibi; işkembe seversen kokusunu almış, sarımsağı yanında gelmiş olacak; tavuk suyuysa gerçekten kaynamış bir tencereden çıkmış olacak. Duatepe'nin dar sokaklarında akşamüstü camları buğulanmış küçük çorbacılar vardır, içeri girince o buhar yüzüne çarpar. Şişli yemek siparişi verirken kış aylarında çorba en çok aranan tatların başına geçiyor, bunu her sene aynı şekilde görüyorum; hava soğudu mu semt hep bir ağızdan çorba diyor.
Hangi Çorba, Hangi Akşama İyi Gelir?
Yorgun bir gün geçirdiysen mercimek en şefkatli seçenektir, üstüne limon sıkıp bir tutam pul biber ekledin mi tamamdır. Gece geç saatte, biraz da neşeli bir akşamın ardından işkembe ya da paça devreye girer; bilenler bilir, onun ayrı bir tören havası vardır. Ezogelin ise ortada bir yerde durur, herkesi memnun eder. Kuştepe'de öğrenci evinde kaldığım yıllarda parasız kaldığımız akşamlarda kocaman bir tencere çorba kaynatır, herkes kâsesini doldururdu; o sıcaklık sadece mideyi değil, o küçük evi de ısıtırdı.
Çorba, hasta olmadan da içilir; ama gerçekten üşümüş, yorulmuş bir bedene sıcak bir kâse çorbanın yaptığı iyilik, hiçbir ilacın yapamadığı türdendir.
Sıcak Gelmesi Şart
Çorba siparişinde tek bir altın kural var: sıcak gelecek. Soğumuş çorba kadar keyif kaçıran az şey vardır, çünkü kıvamı bozulur, üstü tutar. Bu yüzden ben mutlaka yakın ve hızlı bir yerden çorba siparişi veriyorum, kapağı iyi kapatılmış, yolda dökülmeyecek şekilde gelsin diye. Yanında limon, sarımsaklı sos ya da kızarmış ekmek isterim; bunlar küçük detay gibi görünür ama çorbanın yarısı bu ayrıntılarda gizli aslında.
Dışarıda rüzgâr uğuldarken, İnönü tarafının o sakin sokaklarında bir pencerede yanan ışığa bakıp içeride birinin sıcak çorbasını içtiğini hayal ederim bazen. Şişli kışın sert bir semt olabilir ama sıcak bir kâse çorba, o sertliği bir anda yumuşatıyor. Üşüdüğün, yorulduğun bir akşam fazla düşünme; telefonu al, en sevdiğin çorbayı ısmarla ve kâseyi iki elinle kavra. Bazen mutluluk gerçekten bu kadar basit.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim