Hadi Yiyelim !!!🍔 Uygulamayı Aç
Ana SayfaBlog › Sancaktepe

Sancaktepe'de Hafta Sonu Kahvaltısı: Geç Kalkanın Kurtuluşu

✍️ Hadi Yiyelim📅 30.07.2026
Sancaktepe'de Hafta Sonu Kahvaltısı: Geç Kalkanın Kurtuluşu

Cumartesi sabahı perdeyi araladığımda Osmangazi tarafındaki sırtlarda hafif bir sis oluyor çoğu zaman; ilçe yüksekte olduğu için hava İstanbul'un geri kalanından bir tık serin başlıyor güne. Böyle sabahlarda insanın canı sıcak bir kahvaltı istiyor ama hafta boyu yorulmuşsan yataktan kalkmak da gelmiyor. Ben eskiden bunu dert ederdim, hafta sonu kahvaltısını kaçırdım diye. Sonra öğrendim ki serpme bir sofrayı pekâlâ kapıya kurdurabiliyorsun.

Hafta sonu kahvaltısı bu semtte biraz ritüel gibidir. Aileler geç kalkar, çay demlenir, komşu kapısı çalınır. Ama herkesin peynir-zeytin doğrayacak hali olmuyor; hele çocuklu evlerde sabah telaşı başka bir telaş. İşte bu noktada, sıcak menemeni, kaymağı, közlenmiş sucuğu ayrı ayrı kaplarda getirten bir sipariş imdada yetişiyor. Ben cumartesileri sofrayı kendim kurmayı bıraktım; onun yerine güzelce hazırlanmış bir serpmeyi masaya diziyorum, keyfi aynı, yorgunluğu yarısı.

Serpme mi, Sıcaklar mı?

Kalabalık bir sofraysa serpme kahvaltı tabii ki bir numara; çeşit bol, herkes kendi köşesini buluyor. Ama iki kişilik sakin bir sabahsa, ben menemen ya da sahanda yumurta gibi sıcaklara yöneliyorum, yanına bir de taze simit. Menemenin sırrı sıcak gelmesinde; o yüzden siparişi verirken "en son menemeni koysunlar" diye rica ediyorum ki yolda pişmeye devam etmesin, kıvamı bozulmasın. Bal-kaymak ikilisi ise beklemeye en dayanıklısı, onu gözü kapalı söyleyebilirsin.

Annem hep derdi: "Kahvaltı acele edilmez, çay ikinci demde içilir." Kapıya gelen sofrada bile bu kurala uyuyorum, ikinci demi beklemeden masaya oturmuyorum.

Sıcak ve Taze Gelsin Diye

Simit ve poğaça gibi hamur işlerinin tazeliği çok çabuk kaçıyor, o yüzden ben bunları sabahın erken saatinde, fırınların yeni çıkardığı vakte denk getiriyorum. Peynir ve zeytin çeşitlerini soğuk, menemeni sıcak tutmak için ayrı ambalaj isteğim de her seferinde işe yarıyor. Çayı ise evde demlemekten yanayım; kahvaltının kokusu sofraya yayılırken kendi çayını demlemenin ayrı bir huzuru var. Bu küçük düzenlemeler, hafta sonu sabahını gerçekten tatil gibi hissettiriyor.

Uzun lafın kısası, Sancaktepe'de hafta sonu kahvaltısını kaçırmak diye bir şey yok artık. Geç kalkmışsan bile, birkaç dokunuşla o sisli sabahı bereketli bir sofraya çevirebilirsin. Ben genelde kahvaltı siparişi verip pencereyi açıyorum, serin havayı içeri alıyorum. Sonrasında gün nasıl olsa akşam yemeğine bağlanıyor; o kısımda da Sancaktepe yemek siparişi imdada yetişiyor, ama orası başka bir yazının konusu.

Okudun, acıktın değil mi?

Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.

🍔 Hadi Sipariş Verelim