Kağıthane'de Tatlı: Akşamın Sonundaki Küçük İsyan

Akşam yemeği biter, tabaklar toplanır, çay demlenir ama içimde hep bir eksiklik kalır; o eksik, herkesin bildiği gibi tatlıdır. Kağıthane'de akşamlar bende hep böyle biter. Sofra kalksa da ağzımda tatlı bir kapanış arzusu belirir, sanki gün onsuz tamamlanmıyor. Küçük bir isyan bu; tokluğa rağmen 'bir lokma daha' diyen o inatçı ses. Ve genelde o sesi dinlemekten pişman olmuyorum.
Bu semtte tatlı kültürü sağlamdır. Gürsel'de, Çağlayan'da akşamüstü tatlıcıların önü boş kalmaz; camekanda dizili baklavalar, tepside bekleyen künefeler, buzdolabında serinleyen sütlaçlar herkesi çağırır. Ben genelde ağır bir yemekten sonra sütlü tatlıya, hafif bir yemekten sonra şerbetliye kayarım; bu benim şahsi kuralım. Ama itiraf edeyim, künefe söz konusuysa hiçbir kural tutmuyor, hemen teslim oluyorum.
Şerbetli mi sütlü mü, ezeli tartışma
Tatlı seçimi neredeyse bir kişilik testidir. Şerbetli sevenler yoğunluğu, o dişe batan tokluğu ister; baklava, künefe, şöbiyet onların dünyası. Sütlü sevenler ise serinliği, hafifliği arar; sütlaç, kazandibi, muhallebi tam onlara göre. Kağıthaneli sofralarda çoğu zaman ikisi birden gelir, kimse kimseye karışmaz, herkes kendi tabağının derdine düşer. Bu barışçıl çeşitliliği çok seviyorum; sofrada demokrasi varsa tatlıda vardır.
Tatlı, karnı doymuş insanın kendine verdiği küçük bir hediyedir. İhtiyaçtan değil, sevgiden yenir; belki de bu yüzden hiç bu kadar iyi hissettirir.
Sipariş verirken bir not: künefe gibi sıcak yenmesi gereken tatlıları ayrı ve hızlı getirtmekte fayda var, çünkü soğuyunca o çekilen peynir hamurlaşıp bütün büyüsünü kaybediyor. Sütlü tatlılarda ise tam tersi, iyice soğumuş olması makbul. Bu ufak detaylara dikkat edince kapınıza gelen tatlı, tatlıcıda yemiş gibi oluyor. Akşamın sonuna tatlı bir nokta koymak için tatlı siparişi vermek, benim en sevdiğim küçük ritüel.
Semtin tatlı hafızası
Kağıthane'nin geçmişinde, yani şu betona teslim olmadan önceki Sadabad günlerinde, bu vadi mesire yeriymiş; insanlar buraya keyif için, dinlenmek için gelirmiş. Tatlının da işlevi biraz bu; günün yorgunluğunu tatlandıran, keyfe çeviren bir mola. Belki de semtin bu eski dinlenme ruhu, bugün akşam sofralarındaki tatlı alışkanlığında yaşamaya devam ediyor. Ben aradaki bu bağı düşünmeyi seviyorum, güzel bir süreklilik var.
O yüzden bir akşam kendinizi ödüllendirmek isterseniz, hiç düşünmeyin derim. Yemek sonrası o küçük isyana kulak verin. Dilerseniz Kağıthane yemek siparişi ile sevdiğiniz tatlıyı kapınıza çağırın, çayı demleyin ve günü hak ettiği gibi bitirin. Kağıthane tatlı deyince benim aklıma gelen, işte bu tatlı, sıcak ve biraz da şımarık akşam sonu.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim