Beylikdüzü'nde Hafta Sonu Kahvaltısı: Geç Kalkanın Ayrıcalığı

Cumartesi sabahı perdeyi araladığımda deniz tarafından gelen o ışık var ya, işte o an bütün hafta boyu beklediğim şey. Beylikdüzü'nde hafta içi herkes koşturur, ama cumartesi başka bir ritme geçer semt. Kimsenin acelesi yok. Kahvaltı da o yüzden burada bir tören gibi, uzun ve tembel.
Serpme mi, sade mi?
Ben geç kalkanlardanım, itiraf edeyim. On buçuk on bir gibi mutfağa inince tek başıma peynir ekmek hazırlamak içimden gelmiyor. Öyle sabahlarda serpme bir kahvaltıyı eve söylemek gibisi yok; bal-kaymak, sıcak börek, közde sucuk, demli çay... masa dolunca insanın keyfi de doluyor. Sahil Mahallesi'nde oturanların şansı var, balkona kuruluyorlar; ben biraz içerideyim ama pencereyi açınca deniz kokusu yine de geliyor, şikâyet edemem.
Hafta sonu kahvaltısının tek kuralı vardır: acele etmeyeceksin. Çay bittiyse tazesi gelir, sohbet uzadıysa varsın uzasın.
Kalabalık bir sofraysa serpme mantıklı, tek başınaysan menemen ya da sıcak bir börek yeter de artar bile. Kahvaltı siparişi verirken çayın ayrı geldiğinden emin ol, bazen unutuluyor, sonra kahvaltı çaysız kalıyor — felaket. Mahallendeki seçenekleri görmek istersen Beylikdüzü yemek siparişi sayfasına göz at, hafta sonu sabahları için ayrı bir keyif orada seni bekliyor.
Küçük bir tavsiye: hafta sonu on bir ile bir arası kahvaltı siparişinin en yoğun olduğu saat. Biraz erken davranırsan hem seçeneklerin bol olur hem de sıcak börek gerçekten sıcak gelir. Ben cumartesileri dokuz buçukta tuşluyorum, gazeteyi açıp beklerken kapı çalıyor. Sonrası malum — çay, sohbet, esneme... Öğlene kadar hiçbir yere kımıldamıyorum. Beylikdüzü'nün hafta sonu böyle tembel, böyle güzel işte.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim