Beşiktaş'ta Soğuk Akşamların Kurtarıcısı: Çorba

Aralık ayında sahilden yukarı çıkan rüzgar var ya, o başka bir şeydir Beşiktaş'ta; iskeleden çarşıya doğru yürürken yakanı kaldırsan da bir işe yaramaz, iliğine kadar işler. İşte tam o akşamlarda eve varıp montu çıkarmadan aklına gelen tek şey vardır: sıcacık bir kase çorba. Ne pahalı bir sofra, ne uzun bir menü; sadece buğusu tüten, elini ısıtan bir kase.
Hangi çorba, hangi akşam?
Bana göre çorbanın da havaya göre olanı var. Sıradan üşütmüş bir akşamsa mercimek her zaman güvenli liman; biraz keyif arıyorsan ezogelin, üstüne pul biber ve limon. Gece geç gelmişsen, hele hafta sonu biraz da neşelenmişsen, işkembe ya da tavuklu çorba insanı ayağa kaldırır. Levent'ten iş çıkışı geç dönen komşular bilir, o saatte mutfağa girip tencere kaynatmak zor iş; bu yüzden çoğu akşam Beşiktaş yemek siparişi ile sıcak çorbayı kapıya getirtmek en pratik çözüm oluyor.
İyi çorba insanı sadece doyurmaz, biraz da toparlar. Soğuk bir Beşiktaş akşamında bunun kıymeti paha biçilmez.
Çorbayı söylerken yanına bir dilim limon, taze karabiber ve mutlaka kızarmış ekmek isterim; o üçlü olmadan olmuyor. Sadelikten şaşmayan, ama üstüne birkaç dokunuşla zenginleşen bir öğün için hazır bir çorba siparişi soğuk akşamları gerçekten kurtarıyor. Ben genelde geldiği anda kaseyi masaya alır, üstüne bir tutam pul biber serper, öyle başlarım.
Küçük bir taktik: çorba en sıcak halinde içilecek, bekletmek yok. Geldiği gibi soframda hazır olsun isterim, o yüzden siparişi verir vermez ekmeği, limonu, kaşığı yerleştiririm. Bir de camdan dışarı bakıp "iyi ki dışarı çıkmadım" demenin ayrı bir tadı var, itiraf edeyim. Beşiktaş kışı sert olabilir; ama içeride buğusu tüten bir kase varsa, o rüzgar dışarıda kalır.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim