Başakşehir'de soğuk bir akşam: içini ısıtan bir kâse çorba

Kışın Başakşehir'de rüzgâr bir başka eser; o geniş bulvarlardan, açık meydanlardan gelir, yakanı kaldırsan da içine işler. Böyle bir akşam eve girdiğimde canım ne kebap ister ne pilav, sadece sıcacık bir kâse çorba. Basit ama en çok özlenen şey.
Hangi çorba, hangi ruh hali
Mercimek benim için garanti liman; yanında limon, üstüne pul biber, bir dilim ekmek, tamam. Ama üşüttüğümü hissediyorsam tavuk suyuna, gece geç geldiysem işkembe diyenler de var tabii, o ayrı tartışma. Kayabaşı'nın yeni bloklarında oturan bir arkadaşım kışın haftada üç akşam çorbayla idare ettiğini söylüyor; hem hafif hem de insanı toparlıyor. Pratik bir Başakşehir yemek siparişi ile bu sıcaklığı on beş dakikada kapınıza getirmek mümkün, hele o soğukta dışarı çıkmak istemiyorsanız.
Çorbanın en kıymetli özelliği sıcaklığıdır; ılımışı olmaz. O yüzden siparişte teslim süresine bakın, sıcak gelsin ki hakkını versin.
Ben kışın bir kâse ezogelin çorbasının yanına bol limon sıkıp pencereden dışarıdaki soğuğu izlemeyi severim; içerinin sıcaklığı daha da tatlı gelir o zaman. Boğazı yanan çocuklar için sade tavuk çorbası, ağır bir günün sonunda ise yoğun bir domates çorbası... herkesin kendi derdine göre bir çorba siparişi var. Yanına kıtır ekmek eklemeyi de sakın unutmayın, o olmadan yarım kalır.
Küçük bir not: kış akşamları herkes aynı anda üşüyüp aynı anda sipariş verdiği için yoğunluk oluyor. Erken davranan sıcak çorbasına kavuşur. Sonrası battaniye, bir de dizi. Afiyet olsun, ısının.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim