Soğuk Bir Bakırköy Akşamında Bir Kase Çorba

Sahilden gelen soğuk bir başka oluyor Bakırköy'de, iliklerine kadar işliyor insanın. Ataköy tarafında oturanlar bilir, deniz yakınsa rüzgar da ıslak eser. Böyle bir akşam eve döndüğünde canın ne kebap ister ne pilav. Tek istediğin şey, iki elinle sarılabileceğin sıcak bir kase çorba.
Çorba dediğin teselli demek
Bizim evde büyükler hep der: hasta olsan çorba, üşüsen çorba, moralin bozuksa yine çorba. Doğru da söylerler hani. Mercimeğin o kadifemsi sıcaklığı, ezogelinin baharatlı kokusu, ya da geç bir geceden sonra işkembenin ayağa kaldıran gücü. Zeytinlik'in dik yokuşunu soğukta tırmandıktan sonra kapıda seni bekleyen bir çorba kadar iyi gelen az şey vardır. Üşüdüğün akşamlar için çorba siparişi vermek, bence kışın en akıllıca kararı.
Bir kase sıcak çorba, bazen koca bir akşam yemeğinden daha çok iyi gelir insana. Hele Bakırköy soğuğunda.
Yanına biraz limon sık, bir tutam pul biber serp, üstüne de kızarmış ekmek. Bu kadar basit ama bu kadar da tatmin edici. Çorba içtikten sonra hâlâ açsan tabii, semtin daha doyurucu seçeneklerine Bakırköy yemek siparişi üzerinden bakabilirsin. Ama çoğu soğuk akşam, o kase yeter de artar bile. Denedim, biliyorum.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim