Ataşehir'de Kışın Çorba: Rüzgar Kestiğinde İçi Isıtan Kase

Kayışdağı yönünden esen o keskin rüzgar bir başladı mı, Ataşehir'in kışı gerçekten hissedilir. Yokuşları biraz yüksekte olan bir semt burası, o yüzden soğuk buraya biraz daha erken çöker, biraz daha inatla kalır. Akşam işten dönerken elimi cebimden çıkaramadığım günlerde aklıma tek bir şey düşer: sıcacık bir kase çorba. Başka hiçbir şey o an bu kadar iyi gelmez. Buralı olarak yeminle söylüyorum, kış akşamının tesellisi çorbadır.
Hangi çorba, hangi akşam
Bende bu bir ruh haline bağlıdır. Çok yorgunsam mercimek; sade, güvenilir, hiç yanıltmaz. Üstüne bir tutam pul biber, bir dilim limon, tamamdır. Ama biraz kendimi şımartmak istediğim akşamlarda işkembe ya da bol terbiyeli bir düğün çorbasına kayarım. Yeni Çamlıca tarafında oturduğum yıllarda komşu teyze kışın ilk soğuğunda kapıyı çalar, elinde tas tas tarhana getirirdi; o tadı hala ararım. Artık o günler geride kaldı ama iyi bir çorba siparişi ile o sıcaklığı sofraya taşımak bir tık ötede. Küçük bir lüks gibi ama değil aslında, tam bir ihtiyaç.
Çorba yemeği değil, mevsimi karşılama biçimidir. İlk kaşıkta omuzlarının nasıl gevşediğini fark edersen, doğru olanı seçmişsin demektir.
Soğuk bir akşamda çorbayı bazen tek başına yerim, yanına sadece bir dilim ekmek; bazen de asıl yemeğin önüne koyar, ısınmak için başlangıç yaparım. İkisinin de yeri ayrı. Üşüdüğüm ama mutfağa girecek halim kalmadığı akşamlarda doğrudan Ataşehir yemek siparişi verip çorbayı kapıya çağırmak en akıllıcası oluyor. Bir uyarı: çorba sıcak gelir, ilk kaşığı hevesle daldırmayın, dilinizi yakarsınız, sonra bütün akşamın tadı kaçar (tecrübeyle sabit). Üstünüzü sıcak tutun, afiyet olsun.
Okudun, acıktın değil mi?
Uygulamada mahallenin restoranlarını gör, birkaç dokunuşla sipariş ver.
🍔 Hadi Sipariş Verelim